Etiket

samatya

Κarakteristik ve şahsiyetli bir semt varmıdır acaba diye düşünüyorsanız ”Samatya” bu semtlerin başını çeker. 1977 yılında Atilla Tarar’ın kurduğu işletme kendisinin rahmetli olmasından ötürü eşi Saliha Tarar tarafından varlığı devam ettirilmektedir. Geçtiğimiz senelerde restore çalışmaları yapılmış meyhanede daha önceleri içeride beş ya da altı masa üst katta da keza aynı şekilde müdavimlerinin gittiği bir mekan statüsünü muhafaza etmekteydi. Şuan için de bu müdavimler ben dahil buradan kopamamakta olup aramıza yeni katılanlarda illa ki olmuştur. Zaten samatya’nın suyunu içen burdan zor kopuyor ne hikmetse. Bir zamanlar Aydın Boysan, Uğur Dündar, Ali Sirmen gibi ünlülerin müdavimi olduğu bir mekan’dır burası.

Mezelerine ayrıca tav olduğum bir mekandır Kuleli Meyhanesi. Zeytinyağlıları bu kadar başarılı bir şekilde yapan bir kaç meyhane sayabilirim. Zaten gerçek meyhane kaçtane kalmıştır ki şunun şurasında. Kaç meyhane topik yapıyor artık mesela. Kaçı lakerdasını kendisi kuruyor. Bunları yapmak artık hayal oldu, yapanlarında kıymetini bilmek lazım. Kuleli deyince benim aklıma ”fava” düşer, ”levrek marine” düşer, ”balık salatası’ düşer. Eskiden balık salatası zeytinli, arpacık soğanlı, tereli yaparlardı onu daha çok severdim ne yalan diyeyim şimdiyse soya soslu tane karabiberli yapıyorlar. Tadı güzel gayet başarılı ancak sevdiğimden değil de hani nefsimi köreltiyorum işte.

Kuleliye giderseniz Hüseyin’i bulun. Hatırşinas, naif, işinde iyi bir şef garsondur. Gözünüzden anlar neye ihtiyacınız olduğunu elinden geldiğinin en iyisini yapmaya çalışır, yarıda bırakmaz ve unutmaz. Bir dahaki gelişinizde de aynı şekilde sizi iyi ağırlamak için devamlı çalışır. Samatyanın diğer güzellikleride çalgıcıları. Onlar da buranın başka bir ahengi işte. Kimi zaman gittiğiinizde karşılaşırsınız, kimi zaman en derin muhabbetin ortasındayken ‘sefa geldiniz dostlar’ diye bir ses duyarsınız. Çok şaşırmayın muhtemelen kemancı Yavuz’un sesi’dir. Gırnatacı abimiz de yandan yandan işler klarnetini, komalarının seslerini bile duyabilirsiniz o metal klarnetiyle. Kendisi gibi emektar klarnetiyle geç saatlere kadar mesai yaparlar. Ardından gecede iki üç kere ‘datça badem’ sesiyle de irkilebilirsiniz. Aynı ses bazı zamanlar viski, toblerone çikolata ta satabilir şaşırmayın. 

Kuleli böyledir, kendi içinde bir yaşam vardır. Gitseniz ayrılmak istemezsiniz, gitmeseniz özlersiniz. Ayda bir de olsa ziyaretleri eksiltmemek lazım. Şunun şurasında müdavimi olabileceğiniz hayatınızda kaç şey kaldı ki. 

İstanbul / Fatih / Samatya

Büyük Kuleli Sokak No:38 Samatya, Fatih / İstanbul 
Telefon : 02125879428 
Cep Telefonu : 0532 561 20 16 
Web Sitesi

Samatya denince aklıma gelen ilk isimlerden Ali Haydar İkinci Bahar Ocakbaşı , zira kendilerinin manevi olarak farklı bir yeri vardır bende, üniversite yıllarımın vazgeçilmez dizilerindendi ikinci bahar, hala da ara sıra izlerim. Samatya meydana inen merdivenlerden aşağıya baktığınızda sağınızda kalan develinin karşısındaki nezih ve şahsiyetli bir mekan. Dükkanın dış cephesinden tabelasına dizideki dokusu bozulmamış, ziyaretçileri de bundan dolayıdır dizi günlerini anılarında yaşamaktadır. Dükkanın kendine has dokusu yaşanmışlığı var. Her gittiğimde arkadan hanım mi çıkacak timoti mi diye duraksarım, sokakları hala nezih ve insanin içini açacak cinsten, velhasıl istanbulun tarihi dokusunun,  kokusunun değişmediğini hissettiğim nadir yerlerinden..

Tesadüf şu ki ilk gittiğimde Şener Şen’e benzerliği içimi bir tuhaf etti, ama ayni şekilde çok güler yüzlü ve hoş sohbet biri  mekanın sahibi Ali Haydar Bey.  Gelelim  kebaplarına, kessinlikle denenmeli diye dusunuyorum. Kuzu şiş siparişi verdiğinizde ağzina almanızla etin dağılması bir oluyor tabağa bakıp keşke bitmesin demek geçiyor içinizden, adana şiş ve urfa şiş, bıçak kıyması zırh ile çekilmiş. Yağ oranı o kadar iyi ayarlanmış ki hiç rahatsız etmiyor. İçli köftesini de mutlaka denemenizi öneririm. Yaz bitmeden akşam üstü kebap eşliğinde köpoğlu mancası ve acılı ezme ile mutlaka bir dost eşliğinde size harika ambians yaşatacak nadir mekanlardan.
 
 
Yemeklerin bu kadar lezzetli olmasının başlıca sebeplerinden biri ustanın tabiki işinin başında olması ve malzemelerini kendisinin seçmesi. Bunun yanında kaliteli ürün seçimi ve geriye kalan ustanın tecrübesi. Müşteri memnuniyetini ön planda tutması da gözden kaçmıyor, gittiğinizde buna şahit olabilirsiniz. Günümüz restaurantları arasında böylesine bir işletmecilik yapmakta olan mekan sayısı oldukça azaldı. Her masaya yemeklerinde sonra veya önce yetişebildiğince ”Hoşgeldiniz” demeyi ihmal etmez ustamız. Sanırım son zamanlarda tanıdık olmadığı sürece damsız girişlere de pek yer vermiyor diye duymuştum. Henüz teyit edemedim ancak oradaki farklı bir restaurantın garsonu böyle birşey fısıldamıştı. Zaten kaliteli olan mekan bence böyle yaparak kalitesine de kalite katmış olmaktadır diye düşünüyorum.