Samatya denince aklıma gelen ilk isimlerden Ali Haydar İkinci Bahar Ocakbaşı , zira kendilerinin manevi olarak farklı bir yeri vardır bende, üniversite yıllarımın vazgeçilmez dizilerindendi ikinci bahar, hala da ara sıra izlerim. Samatya meydana inen merdivenlerden aşağıya baktığınızda sağınızda kalan develinin karşısındaki nezih ve şahsiyetli bir mekan. Dükkanın dış cephesinden tabelasına dizideki dokusu bozulmamış, ziyaretçileri de bundan dolayıdır dizi günlerini anılarında yaşamaktadır. Dükkanın kendine has dokusu yaşanmışlığı var. Her gittiğimde arkadan hanım mi çıkacak timoti mi diye duraksarım, sokakları hala nezih ve insanin içini açacak cinsten, velhasıl istanbulun tarihi dokusunun,  kokusunun değişmediğini hissettiğim nadir yerlerinden..

Tesadüf şu ki ilk gittiğimde Şener Şen’e benzerliği içimi bir tuhaf etti, ama ayni şekilde çok güler yüzlü ve hoş sohbet biri  mekanın sahibi Ali Haydar Bey.  Gelelim  kebaplarına, kessinlikle denenmeli diye dusunuyorum. Kuzu şiş siparişi verdiğinizde ağzina almanızla etin dağılması bir oluyor tabağa bakıp keşke bitmesin demek geçiyor içinizden, adana şiş ve urfa şiş, bıçak kıyması zırh ile çekilmiş. Yağ oranı o kadar iyi ayarlanmış ki hiç rahatsız etmiyor. İçli köftesini de mutlaka denemenizi öneririm. Yaz bitmeden akşam üstü kebap eşliğinde köpoğlu mancası ve acılı ezme ile mutlaka bir dost eşliğinde size harika ambians yaşatacak nadir mekanlardan.
 
 
Yemeklerin bu kadar lezzetli olmasının başlıca sebeplerinden biri ustanın tabiki işinin başında olması ve malzemelerini kendisinin seçmesi. Bunun yanında kaliteli ürün seçimi ve geriye kalan ustanın tecrübesi. Müşteri memnuniyetini ön planda tutması da gözden kaçmıyor, gittiğinizde buna şahit olabilirsiniz. Günümüz restaurantları arasında böylesine bir işletmecilik yapmakta olan mekan sayısı oldukça azaldı. Her masaya yemeklerinde sonra veya önce yetişebildiğince ”Hoşgeldiniz” demeyi ihmal etmez ustamız. Sanırım son zamanlarda tanıdık olmadığı sürece damsız girişlere de pek yer vermiyor diye duymuştum. Henüz teyit edemedim ancak oradaki farklı bir restaurantın garsonu böyle birşey fısıldamıştı. Zaten kaliteli olan mekan bence böyle yaparak kalitesine de kalite katmış olmaktadır diye düşünüyorum.
 
 

Yorumlayın

İlgili Mesajlar